İKİNCİ KİTAP
AİLE HUKUKU
İKİNCİ KISIM
HISIMLIK
BİRİNCİ BÖLÜM
SOYBAĞININ KURULMASI
BİRİNCİ AYIRIM
GENEL HÜKÜMLER
A. Genel olarak soybağının kurulması
Madde 282.- Çocuk ile ana arasında soybağı
doğumla kurulur.
Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik,
tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur.
Soybağı ayrıca evlât edinme yoluyla da kurulur.
B. Davada yetki ve yargılama usulü
I. Yetki
Madde 283.- Soybağına ilişkin davalar, taraflardan
birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır.
II. Yargılama usulü
Madde 284.- Soybağına ilişkin davalarda, aşağıdaki
kurallar saklı kalmak kaydıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanır:
1. Hâkim maddî olguları re'sen araştırır ve kanıtları
serbestçe takdir eder.
2. Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde
zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere
rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı, hâkimin öngördüğü araştırma ve
incelemeye rıza göstermezse, hâkim, durum ve koşullara göre bundan beklenen
sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir.
İKİNCİ AYIRIM
KOCANIN BABALIĞI
A. Babalık karinesi
Madde 285.- Evlilik devam ederken veya evliliğin
sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.
Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması,
ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür.
Kocanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde üçyüz
günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.
B. Soybağının reddi
I. Dava hakkı
Madde 286.- Koca, soybağının reddi davasını
açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava ana ve çocuğa karşı açılır.
Çocuk da dava hakkına sahiptir. Bu dava ana ve kocaya
karşı açılır.
II. İspat
1. Evlilik içinde ana rahmine düşme
Madde 287.- Çocuk evlilik içinde ana rahmine
düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır.
Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten
sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde
doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.
2. Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana
rahmine düşme
Madde 288.- Çocuk, evlenmeden önce veya ayrı
yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi
gerekmez.
Ancak, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel
ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına
ilişkin karine geçerliliğini korur.
III. Hak düşürücü süreler
Madde 289.- Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını
veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu
öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl içinde
açmak zorundadır.
Çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir
yıl içinde dava açmak zorundadır.
Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık
süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
C. Karinelerin çakışması
Madde 290.- Çocuk evliliğin sona ermesinden
başlayarak üçyüz gün içinde doğmuş ve ana da bu arada yeniden evlenmiş
olursa, ikinci evlilikteki koca baba sayılır.
Bu karine çürütülürse ilk evlilikteki koca baba
sayılır.
D. Diğer ilgililerin dava hakkı
Madde 291.- Dava açma süresinin geçmesinden
önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak
ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde kocanın altsoyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia
eden kişi, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü
kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl
içinde soybağının reddi davasını açabilir.
Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının
kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl, her hâlde doğumdan başlayarak
beş yıl içinde soybağının reddi davasını açar.
Kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin
hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
E. Sonradan evlenme
I. Koşulu
Madde 292.- Evlilik dışında doğan çocuk, ana
ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde
doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur.
II. Bildirim
Madde 293.- Eşler, evlilik dışında doğmuş
olan ortak çocuklarını, evlenme sırasında veya evlenmeden sonra, yerleşim
yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadırlar.
Bildirimin yapılmamış olması, çocuğun evlilik içinde
doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olmasını engellemez.
Daha önce tanıma veya babalığa hükümle soybağı kurulmuş
çocukların ana ve babası birbiriyle evlenince, nüfus memuru re'sen gerekli
işlemi yapar.
III. İtiraz ve iptal
Madde 294.- Ana ve babanın yasal mirasçıları,
çocuk ve Cumhuriyet savcısı sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasına
itiraz edebilirler. İtiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür.
Çocuğun altsoyu da, çocuğun ölmüş ya da ayırt etme
gücünü sürekli olarak kaybetmiş olması hâlinde itiraz hakkına sahiptir.
Tanımanın iptaline ilişkin hükümler kıyas
yoluyla uygulanır.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM
TANIMA VE BABALIK HÜKMÜ
A. Tanıma
I. Koşulları ve şekli
Madde 295.- Tanıma, babanın, nüfus memuruna
veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde
yapacağı beyanla olur.
Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı
ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.
Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ
geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.
II. Bildirim
Madde 296.- Beyanda bulunulan nüfus
memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın
ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir.
Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu da tanımayı
çocuğa, anasına, çocuk vesayet altında ise vesayet makamına
bildirir.
III. İptal davası
1. Tanıyanın dava hakkı
Madde 297.- Tanıyan, yanılma, aldatma veya
korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir.
İptal davası anaya ve çocuğa karşı açılır.
2. İlgililerin dava hakkı
a. Genel olarak
Madde 298.- Ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde
altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini
dava edebilirler.
Dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına
karşı açılır.
b. İspat yükü
Madde 299.- Davacı, tanıyanın baba olmadığını
ispatla yükümlüdür.
Ana veya çocuk tarafından tanıyanın baba olmadığı
iddiasıyla açılan iptal davasında ispat yükü, tanıyanın, gebe kalma döneminde
ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna ilişkin inandırıcı kanıtları göstermesinden sonra doğar.
3. Hak düşürücü süreler
Madde 300.- Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin
öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak
bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı
ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak
bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak
bir yıl geçmekle düşer.
Yukarıdaki süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı
kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde
dava açılabilir.
B. Babalık hükmü
I. Dava hakkı
Madde 301.- Çocuk ile baba arasındaki soybağının
mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler.
Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı
açılır.
Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye;
dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya
ihbar edilir.
II. Karine
Madde 302.- Davalının, çocuğun doğumundan
önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide
bulunmuş olması, babalığa karine sayılır.
Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde
davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine
geçerli olur.
Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını
veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla
olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder.
III. Hak düşürücü süreler
Madde 303.- Babalık davası, çocuğun doğumundan
önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir
yıl geçmekle düşer.
Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkında
bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa
çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar.
Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi
varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı
kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde
dava açılabilir.
IV. Ananın malî hakları
Madde 304.- Ana, babalık davası ile birlikte
veya ayrı olarak baba veya mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını
isteyebilir:
1. Doğum giderleri,
2. Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim
giderleri,
3. Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.
Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim, bu giderlerin
karşılanmasına karar verebilir.
Üçüncü kişiler veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca
anaya yapılan ödemeler, hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilir.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM
EVLAT EDİNME
A. Küçüklerin evlât edinilmesi
I. Genel koşulları
Madde 305.- Bir küçüğün evlât edinilmesi,
evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna
bağlıdır.
Evlât edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması
ve evlât edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı bir
biçimde zedelenmemesi de gerekir.
II. Birlikte evlât edinme
Madde 306.- Eşler, ancak birlikte evlât edinebilirler;
evli olmayanlar birlikte evlât edinemezler.
Eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya
otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir.
Eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları
veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu
evlât edinebilir.
III. Tek başına evlât edinme
Madde 307.- Evli olmayan kişi otuz yaşını
doldurmuş ise tek başına evlât edinebilir.
Otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt
etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri
nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta
olması yüzünden birlikte evlât edinmesinin mümkün olmadığını ispat etmesi
hâlinde, tek başına evlât edinebilir.
IV. Küçüğün rızası ve yaşı
Madde 308.- Evlât edinilenin, evlât edinenden
en az onsekiz yaş küçük olması şarttır.
Ayırt etme gücüne sahip olan küçük, rızası olmadıkça
evlât edinilemez.
Vesayet altındaki küçük, ayırt etme gücüne sahip
olup olmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlât edinilebilir.
V. Ana ve babanın rızası
1.Şekil
Madde 309.- Evlât edinme, küçüğün ana ve
babasının rızasını gerektirir.
Rıza, küçüğün veya ana ve babasının oturdukları
yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir.
Verilen rıza, evlât edinenlerin adları belirtilmemiş
veya evlât edinenler henüz belirlenmemiş olsa dahi geçerlidir.
2. Zamanı
Madde 310.- Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden
altı hafta geçmeden önce verilemez.
Rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı
hafta içinde aynı usulle geri alınabilir.
Geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir.
3. Rızanın aranmaması
a. Koşulları
Madde 311.- Aşağıdaki hâllerde ana ve babadan
birinin rızası aranmaz:
l. Kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu
bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa,
2. Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine
getirmiyorsa.
b. Karar
Madde 312.- Küçük, gelecekte evlât edinilmek
amacıyla bir kuruma yerleştirilir ve ana ve babadan birinin rızası eksik
olursa, evlât edinenin veya evlât edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün
yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp
aranmamasına karar verir.
Diğer hâllerde, bu konudaki karar evlât edinme
işlemleri sırasında verilir.
Ana ve babadan birinin küçüğe karşı özen yükümlülüğünü
yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rızasının aranmaması hâlinde, bu
konudaki karar kendisine yazılı olarak bildirilir.
B. Erginlerin ve kısıtlıların evlât edinilmesi
Madde 313.- Evlât edinenin altsoyu bulunmaması
koşuluyla, ergin veya kısıtlı aşağıdaki hâllerde evlât edinilebilir:
1. Bedensel veya zihinsel özrü sebebiyle sürekli
olarak yardıma muhtaç ve evlât edinen tarafından en az beş yıldan beri
bakılıp gözetilmekte ise,
2. Evlât edinen tarafından, küçükken en az beş yıl
süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş ise,
3. Diğer haklı sebepler mevcut ve evlât edinilen,
en az beş yıldan beri evlât edinen ile aile hâlinde birlikte yaşamakta
ise.
Evli bir kimse ancak eşinin rızasıyla evlât edinilebilir.
Bunlar dışında küçüklerin evlât edinilmesine ilişkin
hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
C. Hükümleri
Madde 314.- Ana ve babaya ait olan haklar
ve yükümlülükler evlât edinene geçer.
Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur.
Evlâtlık küçük ise evlât edinenin soyadını alır.
Evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlâtlık,
evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir.
Eşler tarafından birlikte evlât edinilen ve ayırt
etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak
evlât edinen eşlerin adları yazılır.
Evlâtlığın, miras ve başka haklarının zedelenmemesi,
aile bağlarının devam etmesi için evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü
ile evlât edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlâtlıkla ilgili kesinleşmiş
mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir.
Evlât edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler
mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.
D. Şekil ve usul
I. Genel olarak
Madde 315.- Evlât edinme kararı, evlât edinenin
oturma yeri; birlikte evlât edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince
verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlâtlık ilişkisi kurulmuş olur.
Evlât edinme başvurusundan sonra evlât edinenin ölümü
veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmediği
takdirde evlât edinmeye engel olmaz.
Başvurudan sonra küçük ergin olursa, koşulları daha
önceden yerine getirilmiş olmak kaydıyla küçüklerin evlât edinilmesine
ilişkin hükümler uygulanır.
II. Araştırma
Madde 316.- Evlât edinmeye, ancak esaslı sayılan
her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından,
evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından
sonra karar verilir.
Araştırmada özellikle evlât edinen ile edinilenin
kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin
eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile
bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir.
Evlât edinenin altsoyu varsa, onların evlât edinme
ile ilgili tavır ve düşünceleri de değerlendirilir.
E. Evlâtlık ilişkisinin kaldırılması
I. Sebepleri
1. Rızanın bulunmaması
Madde 317.- Yasal sebep bulunmaksızın rıza
alınmamışsa, rızası alınması gereken kişiler, küçüğün menfaati bunun sonucunda
ağır biçimde zedelenmeyecekse, hâkimden evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilirler.
2. Diğer noksanlıklar
Madde 318.- Evlât edinme esasa ilişkin diğer
noksanlıklardan biriyle sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili evlâtlık
ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir.
Noksanlıklar bu arada ortadan kalkmış veya sadece
usule ilişkin olup ilişkinin kaldırılması evlâtlığın menfaatini ağır biçimde
zedeleyecek olursa, bu yola gidilemez.
II. Hak düşürücü süre
Madde 319.- Dava hakkı, evlâtlık ilişkisinin
kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl ve her hâlde
evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
F. Evlâtlık işlemlerinde aracılık
Madde 320.- Küçüklerin evlât edinilmesine
ilişkin aracılık faaliyetleri, ancak Bakanlar Kurulunca yetki verilen kurum
ve kuruluşlarca yapılır.
Aracılık faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin hususlar
tüzükle düzenlenir.
BEŞİNCİ AYIRIM
SOYBAĞININ HÜKÜMLERİ
A. Soyadı
Madde 321.- Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin;
evli değilse ananın soyadını taşır. Ancak, ana önceki evliliğinden dolayı
çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını taşır.
B. Karşılıklı yükümlülükler
Madde 322.- Ana, baba ve çocuk, ailenin huzur
ve bütünlüğünün gerektirdiği şekilde birbirlerine yardım etmek, saygı ve
anlayış göstermek ve aile onurunu gözetmekle yükümlüdürler.
C. Çocuk ile kişisel ilişki
I. Ana ve baba ile
1. Kural
Madde 323.- Ana ve babadan her biri, velâyeti
altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel
ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.
2. Sınırları
Madde 324.- Ana ve babadan her biri, diğerinin
çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini
engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.
Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye
girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine
aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa,
kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden
alınabilir.
II. Üçüncü kişiler ile
Madde 325.- Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun
menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme
hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir.
Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler
için kıyas yoluyla uygulanır.
III. Yetki
Madde 326.- Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili
bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin
yetki kuralları saklıdır.
Çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme
yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış
kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz.
D. Çocukların bakım ve eğitim giderlerini karşılama
I. Kapsamı
Madde 327.- Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması
için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.
Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel
durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan
dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından
onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler.
II. Süresi
Madde 328.- Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun
ergin olmasına kadar devam eder.
Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa,
ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde
olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.
III. Dava hakkı
Madde 329.- Küçüğe fiilen bakan ana veya baba,
diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.
Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken
hâllerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir.
Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası
açabilir.
IV. Nafaka miktarının takdiri
Madde 330.- Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları
ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir.
Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.
Nafaka her ay peşin olarak ödenir.
Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar
verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına
göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
V. Durumun değişmesi
Madde 331.- Durumun değişmesi hâlinde hâkim,
istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
VI. Geçici önlemler
1. Genel olarak
Madde 332.- Nafaka davası açılınca hâkim,
davacının istemi üzerine dava süresince gerekli olan önlemleri alır.
Soybağı tespit edilirse, davalının, uygun nafaka
miktarını depo etmesine veya geçici olarak ödemesine karar verilebilir.
2. Babalığın tespitinden önce
Madde 333.- Babalık davası ile birlikte nafaka
istenir ve hâkim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa, hükümden önce çocuğun
ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir.
VII. Güvence verilmesi
Madde 334.- Ana ve baba nafaka yükümlülüklerini
sürekli olarak ve ısrarla yerine getirmezlerse ya da kaçma hazırlığı içinde
bulundukları, mallarını gelişigüzel harcadıkları veya heba ettikleri kabul edilebilirse hâkim, gelecekteki
nafaka yükümlülüklerine ilişkin olarak uygun bir güvencenin sağlanmasına
veya gerektiğinde diğer önlemlerin alınmasına karar verebilir.
ALTINCI AYIRIM
VELAYET
A. Genel olarak
I. Koşullar
Madde 335.- Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının
velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz.
Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan
ergin çocuklar da ana ve babanın velâyeti altında kalırlar.
II. Ana ve baba evli ise
Madde 336.- Evlilik devam ettiği sürece ana
ve baba velâyeti birlikte kullanırlar.
Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse
hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir.
Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ
kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.
III. Ana ve baba evli değilse
Madde 337.- Ana ve baba evli değilse velâyet
anaya aittir.
Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden
alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya
verir.
IV. Üvey çocuklar
Madde 338.- Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına
da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler.
Kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşe
diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur; durum ve koşullar zorunlu kıldığı
ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder.
B. Velâyetin kapsamı
I. Genel olarak
Madde 339.- Ana ve baba, çocuğun bakım ve
eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları
alır ve uygularlar.
Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür.
Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını
düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini
göz önünde tutarlar.
Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terkedemez
ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz.
Çocuğun adını ana ve babası koyar.
II. Eğitim
Madde 340.- Ana ve baba, çocuğu olanaklarına
göre eğitirler ve onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal
gelişimini sağlar ve korurlar.
Ana ve baba çocuğa, özellikle bedensel ve zihinsel
özürlü olanlara, yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde, genel ve
meslekî bir eğitim sağlarlar.
III. Dinî eğitim
Madde 341.- Çocuğun dinî eğitimini belirleme
hakkı ana ve babaya aittir.
Ana ve babanın bu konudaki haklarını sınırlayacak
her türlü sözleşme geçersizdir.
Ergin, dinini seçmekte özgürdür.
IV. Çocuğun temsil edilmesi
Madde 342.- Ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde
üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler.
İyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin
diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilirler.
Vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında
kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velâyetteki temsilde de uygulanır.
V. Çocuğun fiil ehliyeti
Madde 343.- Velâyet altındaki çocuğun fiil
ehliyeti, vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir.
Çocuk, borçlarından ana ve babanın çocuk malları
üzerindeki haklarına bakılmaksızın kendi malvarlığı ile sorumludur.
VI. Çocuğun aileyi temsil etmesi
Madde 344.- Velâyet altındaki çocuk, ayırt
etme gücüne sahip ise ana ve babanın rızasıyla aile adına hukukî işlemler
yapabilir; bu işlemlerden dolayı ana ve baba borç altına girer.
VII. Çocuk ile ana ve baba arasındaki hukukî işlemler
Madde 345.- Çocuk ile ana veya baba arasında
ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak
bir hukukî işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin
onayına bağlıdır.
C. Çocuğun korunması
I. Koruma önlemleri
Madde 346.- Çocuğun menfaati ve gelişmesi
tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri
yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır.
II. Çocukların yerleştirilmesi
Madde 347.- Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi
tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu
ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir.
Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu onlardan
katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre
başka çare de kalmamışsa, ana ve baba veya çocuğun istemi üzerine hâkim
aynı önlemleri alabilir.
Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin
gerektirdiği giderler Devletçe karşılanır.
Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.
III. Velâyetin kaldırılması
1. Genel olarak
Madde 348.- Çocuğun korunmasına ilişkin diğer
önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden
anlaşılırsa, hâkim aşağıdaki hâllerde velâyetin kaldırılmasına karar verir:
1. Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, özürlü
olması, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velâyet
görevini gereği gibi yerine getirememesi,
2. Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi
veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.
Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa
çocuğa bir vasi atanır.
Kararda aksi belirtilmedikçe, velâyetin kaldırılması
mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.
2. Ana veya babanın yeniden evlenmesi hâlinde
Madde 349.- Velâyete sahip ana veya babanın
yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun
menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak
çocuğa vasi de atanabilir.
3. Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın
yükümlülükleri
Madde 350.- Velâyetin kaldırılması hâlinde
ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri
devam eder.
Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler
Devletçe karşılanır.
Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.
IV. Durumun değişmesi
Madde 351.- Durumun değişmesi hâlinde, çocuğun
korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir.
Velâyetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan
kalkmışsa hâkim, re'sen ya da ana veya babanın istemi üzerine velâyeti
geri verir.
YEDİNCİ AYIRIM
ÇOCUK MALLARI
A. Yönetim
I. Genel olarak
Madde 352.- Ana ve baba, velâyetleri devam
ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler;
kural olarak hesap ve güvence vermezler.
Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri
durumlarda hâkim müdahale eder.
II. Evlilik sona erince
Madde 353.- Evlilik sona erince velâyet kendisinde
kalan eş, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek
ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorundadır.
B. Kullanma hakkı
Madde 354.- Ana ve baba, kusurları sebebiyle
velâyetleri kaldırılmadıkça, çocuğun mallarını kullanabilirler.
C. Gelirlerin sarfı
Madde 355.- Ana ve baba, çocuk mallarının
gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için; hakkaniyete
uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçlarını karşılamak üzere sarfedebilirler.
Gelir fazlası, çocuk mallarına katılır.
D. Çocuk mallarının kısmen sarfı
Madde 356.- Olağan ihtiyaçlar gerektirdiği
ölçüde sermaye biçiminde ödemeler, tazminatlar ve benzeri edimler çocuğun
bakımı için kısmen kullanılabilir.
Çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunluluk
varsa hâkim, ana ve babaya belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına
da başvurma yetkisini tanıyabilir.
E. Çocuğun serbest malları
I. Kazandırmalar
Madde 357.- Ana ve baba, faiz getiren yatırım
veya tasarruf hesabı açılmak üzere ya da açıkça ana ve babanın kullanmaması
koşuluyla çocuğa yapılan kazandırmaların gelirlerini kendi menfaatlerine sarfedemezler.
Kazandırmada bulunan kişi, kazandırma sırasında
açıkça aksini öngörmedikçe, ana ve baba bunlar üzerinde yönetim hakkına
sahiptir.
II. Saklı pay
Madde 358.- Ölüme bağlı tasarruf yoluyla çocuğun
saklı payı ana ve babanın yönetimi dışında bırakılabilir.
Mirasbırakan yönetimi bir üçüncü kişiye bırakmışsa,
tasarrufunda bu kişinin belirli zamanlarda sulh hâkimine hesap vermesini
öngörebilir.
III. Meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel
kazanç
Madde 359.- Ana ve baba tarafından bir meslek
veya sanat ile uğraşması için çocuğa kendi malından verilen kısmın veya
kendi kişisel kazancının yönetimi ve bunlardan yararlanma hakkı çocuğa aittir.
Çocuğun evde ana ve babasıyla birlikte yaşaması
hâlinde, ana ve baba ondan kendisinin bakımı için uygun bir katkıda bulunmasını
isteyebilirler.
F. Çocuk mallarının korunması
I. Önlemler
Madde 360.- Ana ve baba, çocuğun mallarını
yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hâkim,
malların korunması için uygun önlemleri alır.
Hâkim, özellikle malların yönetimi konusunda talimat
verebilir; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse,
malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir.
II. Yönetimin ana ve babadan alınması
Madde 361.- Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi
başka bir şekilde önlenemiyorsa hâkim, yönetimin bir kayyıma devredilmesine
karar verebilir.
Çocuğun, yönetimi ana ve babaya ait olmayan malları tehlikeye
düştüğünde hâkim, aynı önlemlerin alınmasını kararlaştırabilir.
Çocuk mallarının gelirlerinin veya bu mallardan
ayrılmış belirli miktarların kanuna uygun şekilde sarfedileceğinden kuşku
duyulursa hâkim, bunların da yönetimini bir kayyıma bırakabilir.
G. Yönetimin sona ermesi
I. Malların devri
Madde 362.- Ana ve baba, velâyetleri veya
yönetim hakları sona erince, çocuğun mallarını, hesabıyla birlikte ergin
çocuğa, vasisine veya kayyıma devrederler.
II. Ana ve babanın sorumluluğu
Madde 363.- Ana ve baba, çocuk mallarının
geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar.
Dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri
malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler.
Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları
harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmazlar.
|